Divan edebiyatı nazım biçimleri

REKLAM

1. GAZEL: Özellikle aşk, güzellik ve içki konusunda yazılmış belirli biçimdeki şiirlere denir. Beyit sayısı genellikle 5-9 arasında değişir. Gazelin ilk beyti mutlaka kendi arasında uyaklı olur.Bu ilk beyte “matla”, son beyte ise “makta” adı verilir. Bir gazelin en güzel beytine “beyt-ül gazel”, şairin mahlasının bulunduğu beyte de “mahlas beyti” denir. Beyitleri arasında anlam birliği bulunan gazele

Arkadaşlarınla Paylaş;

Etiketler: , ,

Türk Musıkisinde Makamlar

Türk Musıkisinde Makamlar

Türk Musıkisinde kullanılan makamlar 3 ana başlıkta toplanır.
A) Basit Makamlar
B) Göçürülmüş Makamlar ( Şed Makamlar )
C) Birleşik Makamlar ( Mürekkep Makamlar )

A) Basit Makamlar;

Bir tam dörtlü ve bir tam beşliden meydana gelen dizileri vardır. Bu makamlarda güçlü, dörtlü ve beşlinin birleştiği yerde bulunur. 13 tane Basit Makam vardır. Bunlar:

Arkadaşlarınla Paylaş;

Etiketler:

Kübizm

Kübizm, XX. yüz yılın başında ortaya çıkan ve daha çok resim alanında kendini gösteren, sonradan öteki sanat dallarına da etki yapan, konunun sadece görünen tarafını değil, görünmeyen taraflarını da göstermeye çalışan bir akımdır. 1910 yılında kendini göstermeye çalışan kübizm, dört yıl kadar bir ömür sürdükten sonra 1914′de değerini kaybetmiştir. Aslında akım realitesine aykırı düşen ve her şeyi geometrik şekil içinde görmeye çalışan kübizm, 1913 yılından itibaren edebiyat alanına da geçmiştir.
Empresyonizme bir tepki olarak meydana gelen kübizm edebiyata

Arkadaşlarınla Paylaş;

Etiketler:

Bale’de Koreograf ve Notasyon

Koreograf ve Notasyon bilindiği gibi, balenin birincil görevi ya bir öykü anlatmak, bir bakış açısını ortaya koymak ya da bir duyguyu veya ruhsal durumu ifade etmektir.
Bu faktörlerden bir kaçının veya tamamının bir bileşimi de söz konusu olabilir. Geleneksel bir bale eserinde öykü, belirlenmiş sonuna doğru gelişirken bir noktada balenin dramatik “developmanı”na (gelişimine) hiç bir şekilde katkısı olmayan bir veya bir dizi dans tarafindan geciktirilebilir. “Coppelia” ve “Fındıkkıran” ile “Uyuyan Güzel”in son sahneleri de bu tür

Arkadaşlarınla Paylaş;

Etiketler:

Ud Sözcüğünün Etimolojisi ve Ud’un Tarihçesi

Ud Sözcüğünün Etimolojisi ve Ud’un Tarihçesi

Ud kelimesinin aslı Arapça dır: “sarısabır veya ödağacı” anlamındaki “el-oud’dan gelir. Baştaki ‘el’- kelimesinin, bazı dillerde olup bazılarında olmayan harf-i tarif (belirgin tanım edatı) olduğunu bilen Türkler bu edatı atmış, geriye kalan ‘oud’ (‘eyn, waw, dal) kelimesini de -gırtlak yapıları ‘eyn’e uygun olmadığı için- “ud” şekline sokmuşlardır. Dillerinde tanım edatı olan Batılılarsa, 11-13. yüzyıllar arasındaki Haçlı seferleri sırasında tanıyıp

Arkadaşlarınla Paylaş;

Etiketler: